İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dahiden Diktatöre – Henry Ford ve Fordizm

Kurduğu sistem ve işçilere yönelik yeni yaklaşımı ile adeta yaşadığı çağa damga vuran, sistemin hem sefasını süren hem de cefasını çeken ve modern kapitalizmin temellerini atan iş adamı;

 “Henry Ford”

Kendisi emeklemeye başlayan sanayi devriminde, otomobili bir belli bir zümrenin aracı olmaktan çıkarıp, çalışan işçilerine kadar ulaştırmış ve işçilere karşı yaklaşımı ile önce taktir toplamış, daha sonra ise inşa ettiği sistemi yine kendi elleriyle yıkmıştır. Peki sanayi devrimi içinde devrim yaratan ve yönetim bilimine yeni bir bakış açısı getiren Ford’u başarıdan başarısızlığa götüren yol neydi?

– Vizyon

Ford’un vizyonu, çiftliğinde atsız arabaların varlığını hayal etmesiyle başladı. Bunun olması halinde kırsalın yükünün büyük ölçüde hafifleyeceğini biliyordu. O sırada otomobiller ise sadece yarışlarda kullanılan pahalı oyuncaklardan daha fazlası değildi. Ford’un dehası insanların bütçesine uyacak bir otomobilin üretilmesi ve talebi olmayan bir ürüne ait arzı oluşturmaktan geçiyordu. Ancak daha önce böyle bir oluşum denenmediği için bankalardan ve yatırımcılardan istediği desteği alamadı.

Ford tek sıkıntısı yatırım desteği almak değildi. Ayrıca Otomobil imalatçılar derneğine yaptığı başvuru, sektördeki diğer aktörlerin etkisiyle reddedildi. O dönem yaşanan sanayideki tekelleşme faaliyetlerinin karşısında durdu ve sonunda fabrikasını kurdu.

– Hedefe Kilitlenmek

Ford devrinde ilk defa “sürümden kazanma” fikrini benimsiyor, herkesin alabileceği basit,ucuz, güvenli ve küçük bir otomobil yapabilmek için kolları sıvıyordu. Ancak bunları yapabilmesi için seri işleyen bir imalathaneye ihtiyacı vardı. Fiyatları başka şekilde düşürmesinin bir imkanı yoktu. Öncelikle model çeşitliliğini umursamamış, önemli olan iki kriter olarak fiyat ve kaliteyi öne çıkarmıştı. Ford, uyguladığı metodolojileri hayata geçirirken çevresindeki eleştirileri kulak arkası etmiş ve fikrine son derece inanmıştı. Denenmemiş denedi ve kalite-fiyat kriterlerine uygun şekilde, en bilinen model olan T modeli piyasa sürdü.

– Herkes için Otomobil

Model T‘nin piyasaya çıkışı ile sadece otomobil sektöründe değil sanayi üretiminin tamamında ciddi bir vizyon değişikliğine neden oldu. Ford bu aracı sadece bir avuç zengin için değil, orta gelirli bir Amerikalı’nın da alabileceği bir fiyata indirgemişti. Sıradan insanlara müşteri gibi davranıldığında bunun sonuçlarının ne kadar büyük olacağını anlamıştı. Bu bakış açısı ile devam ettiği günlerde Ford’un rakibi yoktu. Ford bu amaçla üretimi ucuzlatmanın da bir yolunu bulmuş ve yine devrinin bir ilkine imza atarak “yürüyen bant” sistemini getirmişti. Bu sistemde artık işçiler hareket etmek yerine sabit olarak duruyor ve bandın akışı içerisinde çalışıyordu. Artık sabit tezgahların yerini sabit işçiler almaktaydı. Bir süre sonra işçilere bu çalışma düzeninden ağır gelmesi üzerine işçilere “günde 5 dolar “ vereceğini açıklamıştı. İşçilerin yoğun çalışma şartlarına karşı yükseltiği sesleri ,yüksek gelir ile bastırmıştı.Ayrıca çıkan ürün başına ücretlendirilen işçi sınıfı saatlik ve günlük ücret tarifesiyle böyle tanışmıştı.

Ford ayrıca çalışma saatlerinde de revizyona gitmiş, o zamana kadar olan cumartesi günü çalışma şartını kaldırmıştı. Bu değişiklik ile fabrika verimi 4 kat arttı. Ford’un bu hamleleri sadece devrinin çalışma düzenini değiştirmekle kalmamış, modern çalışma düzeninin de temellerini oluşturmuştu.

-Bebek Bir Trend Yarat ve Onunla Büyü

Ford’un bu yöntemini anlama da diğer sanayi büyükleri geç kalmıştı. O, piyasa seri üretim yapıyor ve kendi yarattığı zengin sınıfa tüketim imkanı sağlayarak ekonomide yeni bir modeli belirliyordu. Ford vahşi kapitalizm ile sosyalizm arasında homojen bir geçiş ekonomisi yaratıyordu. Çalışmalarına bu yönde devam ederek ucuz ham madde ve yeni metotlar aramaya devam ediyordu.

Ford’un sistemi her ne kadar emek ve sermayenin çatışmasını ortak paydaya getirmiş olsa da bu birliktelik çok uzun sürmedi. Başlarda kapitalizm ve sosyalizm arasındaki gri alanda kalan fordizm zamanla kapitalizm içerisine girmeye başladı.Çalışma prensibi olarak Kapitalzm Adam Smith’in bahsettiği gibi görünmez el teorisi ile işliyor, teoriye göre “Bir işletme, insanlar daha iyi hizmet alsın diye kalitesini arttırmıyor, daha fazla kar elde etme güdüsü ile daha kaliteli ürün ortaya koyuyordu.” Kar güdüsü kapitalizmin merkeziydi ve Ford’da zamanla bu güdünün esiri olmuştu.

-Tek Adam Tek Akıl

Ford yüzlerce çalışanı, devasal fabrikaları olmasına karşın bu kadar büyük bir sistemi “bakkal dükkanı” gibi yönetmeye çalışmıştı. Organizasyonu büyümesine rağmen görev ve sorumluluklarını yönetici sınıfına dağıtmamıştı. Kontrolü her birimde elinde tutmak isterken aslında kontrolü tüm birimlerde kaybetmeye başladı. Bu durum fabrikalarda işlerin aksamasına yol açıyordu.

Çünkü büyük bir vizyoner olan Ford, maalesef kötü bir stratejistti. Görüşlerinde katıydı ve yeni fikirleri kabul etmiyordu. Az sayıda olan yöneticilerin yada çalışanlarının fikirlerini umursamıyordu. Sadece kendi fikirlerini onayladıkları zaman onların görüşlerine güveniyordu.

Ancak Fordun düşüşü sadece kişisel problemleriyle açıklanamazdı. Bant sisteminde en önemli nokta işçilerin hareketsiz bir şekilde sadece bir işi belli süre içerisinde bitirmesiydi. Talyorizm’de olduğu gibi işçilerin düşünmesi istemiyor ve sadece söyleneni yapması bekliyordu. Tüketicilerin farklı beklentilerinin karşılanamıyor olması bir süre sonra satışları düşürdü. İnovatif bir yapının eksikliği satışlara yansıması sonrası Ford, bu sıkıntının müsebbibini verim olduğunu düşündü. İşçilerin daha az ücret ve daha sıkı çalışması, mevcut sistemin rahatsızlığı ile birlikte patlama noktasına ulaştı. Bir süre sonra işçilerin başlarına güvenlik görevlisi dikilerek işi zorbalığa kadar götürmüştü. Bu olayı takiben işçi ayaklanmaları ve üretimin azalması ile Ford, mevcut yerini General Motors’a kaybetmişti.

Dahiyane bir vizyon ile ortaya çıkan Ford bir süre sonra kendi yarattığı trendleri yakalayamamıştı. Statükosunu korumak için bir otokrata dönüşmüş ve sonunda ise şirketi, kendi kurduğu büyük düzen içerisinde geri planda kalmıştır.

“Pek çok insan diğerlerinin boşa harcadığı zamanı kullanarak öne geçer”

Henry Ford
Paylaş

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Show Buttons
Hide Buttons