İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Winner’lar Ve Loser’lar

Takvim yaprakları 15 Temmuz 2017 ‘yi gösterdiğinde Türkiye Futbol Takımı Teknik Direktörü, Bodrum’dan Alaçatı’ya gitmiş ve kebapçı dükkanı basmıştı. Kötü bir milli takım kariyeri, milli takıma yakışmayan prim diyalogları ve ardından bu olay artık bir efsanenin kapandığına işaret etmekteydi. Nitekim 10 gün sonra görevi bıraktığı haberleri manşetleri süsleyecekti. Eski kulübü Galatasaray ‘da hoca için tam bir konsensüs oluşmamış ayrıca arasının iyi olmadığı futbolcularla olan transfer gelişmeleri, onun takımda düşünülmediği göstermişti. Fakat 2017 Aralık ayında Galatasaray ile anlaşacak, belki de başarısız olması halinde gidecek büyük bir kapısı daha olmayacak ve efsanesi sona erecekti.

Ancak ona verilen bu son kurşununu o kadar iyi kullanacaktı ki takımın başında bulunduğu 2 yılda 2 şampiyonluk kazanacak ve 23 Şubat 2020 günü Kadiköy’de tarihi galibiyet alarak adeta devleşecekti.

İşte yukarıda Fatih Terim’in son 3 yılını özetleyen paragraf aslında klasik bir Winner profilin en önemli özelliği olan, içinde bulunduğu tüm olumsuz şartlara rağmen ayağa kalkarak kendini yeniden yaratma hikayesini anlatıyor.

-Winner ’lar ve Loser ’lar

İnsan ırkı, yapısı gereği türdeşleri ile harmoni içerisinde yaşamaya meyillidir. Belli yaşlarda belli süreçlerden geçer, benzer kararları alır ve toplum tarafından dışlanmamak adına toplumun genel yapısından kopmamaya özen gösterir. Ancak topluluklara yön verenler genellikle toplum düzeninin dışına çıkanlardır. İşte bu yön veren kesim içerisinde öyle bir grup vardır ki onlar sadece sıradan bir  yönetici, koç yada herhangi bir idari personel olarak kalmayıp varlığıyla dosta güven düşmana korku veren, bir işe giriştiklerinde “biz bunu kazanırız” dedirtebilen, Winner diye tabir ettiğimiz insanlardır.

Kısaca özetleyecek olursak Winner profiller toplumlar nezdinde az bulunan ancak bulundukları ortamda bir kazanma momentumu oluşturan insanlardır. Onlar altın gibidir. Çamura düşseler de değerleri kaybolmaz.

Loser profiller ise mevki veya rütbe olarak ne kadar yüksekte olursa olsun içten içe her zaman tedirgin olan ve galibiyete en yakın anda dahi kaybetme potansiyeline sahip karakterlerdir. En iyi araca sahip olmasına rağmen yarışta sonuncu olan pilotlara benzerler. Ancak bir profilin Winner veya Loser olduğunu görebilmek için birkaç parametreye birlikte bakmak gerekir.

Özgüven

Kaynak : thenation.com

Kristof Kolomb soylu bir aileden gelmeyen sıradan bir tüccar olmasına karşın Portekiz ve İspanya saraylarında bir soylu gibi karşılanıyordu.Aristokrasinin ve sosyal sınıfların çok önemli ve keskin olduğu orta çağ Avrupa’sında, sınıflar arası bu denli bir dikey hareket mümkün değildi.Ancak böyle karşılanmasının nedeni bir peynir tüccarının oğlu olarak çıktığı yolda, tok ve ağırbaşlı bir soylu gibi yaşamayı öğrenmesiydi. Etrafındaki herkes onu soylu zannediyor ve öyle davranıyordu. Saraylara olan aşinalığı sayesinde kraliçeden keşif için yardım alacak ancak ilk keşfi fiyasko ile sonuçlanacaktı. Buna rağmen kendine inancı ve verdiği güvenle ikinci keşif için de kraliçeden yardım alabilecekti. Çünkü Kolomb her zaman kendinden emindi ve hiçbir zaman karşısındaki insana gerçek kimliği ile ilgili şüphe uyandırmazdı.

Winner bir profilin olmazsa olmaz bir özelliği kendisine olan güveninden geçer. Kendisinden tereddüt eden bir adam herkes tarafından endişe uyandırır. Kolomb sergilediği özgüven ile alınması güç yardımları iki kez almış ve bu sayede kıta Avrupa’sını Amerika kıtası ile tanıştırmıştı.

-Kararlılık

Kaynak : Markakonspet.com

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Amasya’dan Sivas’a yaptığı yolculuk onun istiklal mücadelesinde ki en zorlu yol adımlarındandır. İstanbul hükumetiyle ipler kopmuş, vazifesi elinden alınmış ve hatta yakalanırsa İstanbul’a gönderilmesi istenmiştir. Daha önce Sivas’a gönderdiği kişiden telgraf alamamıştır. Şehrin girişinde tutuklanması yüksek bir ihtimaldir. Gidilecek yolun uzunluğu ve dağlardaki eşkıya faaliyetleri düşünüldüğünde riskin yüksek olduğu ve paşaya gitmemesi gerektiği söylenir. Kendisini Sivas’ta neyin beklediğini bilemez ve belki de tüm mücadelesi Sivas yolunda bitebilir. Ancak yola çıkmıştır ve geri dönüş yoktur. Bütün belirsizliklere rağmen Mustafa Kemal kendisini bekleyen karanlığın içerisine cesaretle yürür, dağları aşar ve konvoy ile Sivas’a varır. Yol güvenli bir şekilde atlatılmış ve Anafartalar Kahramanı şehrin girişinde coşkuyla karşılanmıştır. Vali, hükumetin emrini görmüş olsa da Mustafa Kemal’i tutuklayamamıştır.

Winner’lar, içerisinde yaşadıkları şartlara şekil verirler. Mustafa Kemal Atatürk içerisinde yaşadığı tüm belirsizliğin içerisinde cesaret ve mantık ile eyleme geçecek ve bir milletin kaderini değiştirecekti. Kararlılık ile gerçekleştirilen eylemlerde winner bir profili ayıracak en önemli unsur, detayların iyi planlanması ve uygulamadaki atılganlığıdır. Loser profiller genellikle eylemlerde başarı için gerekli olan detaylı planlama ve kararlılıktan yoksundur. Bu sebeple elde edecekleri kazanımları bilseler dahi elde ettikten sonra ne yapacaklarını kestiremezler. Maalesef yakın tarihimiz kararlılıkla eyleme geçip sonlandıramayan ya da elde ettiği kazanımla ne yapacağını bilemeyen örneklerle doludur. Cesaret, akılla birleşmezse aptallıktan öteye gidemez.

-İyi Bir Ekip

Kaynak: Dailymail.com

Winner’ların başarısı sadece kendi karakterleri ile ilgili değil, ayrıca çevresindeki başarılı kişilerle olan uyumundan geçer. Mustafa Kemal Paşa’nın istiklal mücadelesi verdiği yıllarda çevresindeki komuta kademesi, feleğin çemberinden geçmiş, başarılı ordu kurmaylarıydı. Donald Trump’ın yükseliş günlerinde avukatı Roy Cohn ve babasının çok büyük bir yeri olduğu bilinir. Michael Schumacher 7 yıl üst üste F1 şampiyonu olduğunda şahane bir ekibi vardı. A takım teknik direktörlük kariyerine 2008 yılında başlayan Pep Guardiola ise 2008-2012 arasında 4 yılda tam 14 kupa kazanmış ve 121 yıllık Barcelona tarihinin en başarılı hocası olmuştu. Ancak başarısının mimarisinde taktik bilgisi kadar bu taktiği uygulayacak yetenekli kadroları da önemli olmuştu.

Hayatta en çok zaman geçirdiğiniz 5 kişinin ortalamasının siz olduğu söylenir. Bu sebeple Winner bir profil olma yolunda ilk adım, çevrenizdekileri yükseltmek yada çevrenizi değiştirmek olabilir. Bu durum göz ardı edilmeyecek bir kuraldır.

-Olumsuz Şartlara Karşı Direnmek

Bir Winner profili toplumda herhangi bir idareci figüründen ayıran en net özellik şüphesiz ki direnme gücüdür. İnsan, hayatının hiçbir döneminde sürekli kazanmaz ya da kaybedemez. Önemli olan kayıplar karşısında direnerek yenide ayağa kalkmaktır. Bir insanın karakterini oluşturan anlar genellikle yaşadığı zorlu süreçlerde gösterdiği reaksiyonlarla oluşur. Napolyon’nun da dediği gibi; “Büyük olaylar büyük insanların yetiştiği okuldur.”

Donald Trump bir çok kez batma noktasına gelmiş ancak asla battığına dair bir imaj çizmemiştir. En borçlu olduğu dönemlerde dahi iyi bir imaj yaratmış, battı haberleri ekonomi dergilerini süslerken bile borç para ile yatırım yapmış ve durumunu toparlamıştır. Dibi gördüğü anda ise Tv şovları ve sansasyonel magazin haberleriyle ile tekrar kendini hatırlatmış ve her zaman içerisinde bulunduğu kötü şartlardan çıkmayı başarmıştır.

Winner’lar gelecek merkezlidir. Genellikle başlarına gelen zorlu olaylardan ders alarak ve daha da büyüyerek çıkamaya çalışırlar. Loser’lar ise hayata dikiz aynasından bakmaya yatkındır. Geçmiş olayların sorumlusunu arar ve yerleşen kaybetme korkusu ile yeni bir savaş riskini göze alamaz.

KFC firması kuruluş hikayesinde Harland Sanders’in tavukların pişirme yöntemi ve bulduğu yeni tarifi kullanacağı bir restoran açabilmesi, bine yakın hayır cevabı alması sonrası olmuştur. Sanders yatırım için birçok kapı çalmış ancak kapılar suratına kapanmıştır. Yine de Sanders fikrinde ısrarcı olmuş ve tüm dünyaya yayılacak olan restoran zincirinin ilk halkasını oluşturmuştur.

Mustafa Kemal Paşa ise askerliğinin büyük bir bölümünde Enver Paşa’nın gölgesinde kalmış, başarıları küçümsenmiş ve imparatorluğun en ücra köşelerine sürülmüştü. Dünya savaşı bittiğinde ise Osmanlı yenilmiş ve Enver Paşa yurt dışına çıkmıştır. Ancak Mustafa Kemal Paşa ise savaş kaybedilse bile savaşma fikri aklından hiç çıkmayacak ve Anadolu’ya geçerek istiklal mücadelesini fitilini ateşleyecektir. Ayrıca yaşanmış bu olaylar, mevki ve makamın sadece zaman içerisindeki bir statü iken, Winner olmanın statüden bağımsız bir unsur olduğunu da göstermektedir.

Karakter Uyumu

Amerikalı boksör Michael Bent hiçbir zaman boksör olmak istememiş ancak zorla girdiği bu yolda bir çok şampiyona kazanmasına karşın ağır sıklet finalinde kaybetmesini aşağıdaki şekilde özetliyordu. ”İçimden bir ses bu şampiyonluğa uygun olmadığımı söylüyordu.” Birçok alanda yetenekli olmanıza karşın yaptığınız iş, karakterinize uygun değilse maalesef en son eşiği aşamazsınız. Bu sebeple çok büyük işler başarmak için istediğinizi kalbinizin derinliklerinde hissetmelisiniz.

Genellikle bu durum, sevmediği işlerde çalışıp en tepeye kadar yükselen insanlarda görünür. Bu insanlar yaptığı iş için yaratılmadığını bildiğinden bir kriz anında ne yapılması gerektiğine karar veremezler. Onların aklı ve hayatları, genellikle olamadıklar yerlerde kalır. Oturdukları koltuğa seçilmiş ya da atanmış olsalar dahi koltuklarını dolduramamalarının yegane sebebi de budur.

-Bir Yaradılış Meselesi

Kötü haber şu ki yukarıda belirtilen karakteristik özelliklerden hepsine ve daha fazlasına sahip olsanız dahi maalesef Winner bir profil olamayabilirsiniz. Çünkü yaptığınız işte her ne kadar iyi olursanız olun ve karakter özellikleri olarak ne kadar sıra dışı olursanız olun Winner olmak bir insanın içinden gelen bir özelliktir. Büyük olaylar karşısında verilen büyük tepkiler ancak yaradılışın ve yaşanmışlığın bir sonucudur. İnsan, ani oluşan kriz durumlarında ancak sezgileri ile  hızlı ve doğru kararlar alabilir. Konu için belki de en doğru tespit, Şevket Süreyya Aydemir’in Tek Adam kitabında özetlemektedir;

”Büyük meseleler ve büyük felaketler karşısında gösterdiği reaksiyonlar, insanoğlunun hamurunun özel bir vasfıdır. Bu vasıf daha çok belli yaradılıştan gelir. Ama serüvenler, tecrübeler, ihtiraslar ve irade terbiyesi ile onu durmadan mayalayan, gene insanın kendisidir.

Tarih sahnesi, çok sınırlı ve özel insanların yazıldığı bir alandır. Ancak tarih sahnesine çıkamasanız  dahi üzerinde çalıştığınız iş her ne işe o alanda bir Winner olma yolunda ilerleyebilirsiniz. Winner ve Loser olmak ne kadar bir yaradılış meselesi olsa da bunu anlamanın yolu öncelikle toplumsal standardın dışına çıkıp kendinizi daha iyisi için sınamanızdan geçer. Sınırlarınızı anlamanızı tek yolu ise sınırlarınızı sürekli zorlamaktır.

“Kazananlar hiç pes etmez, pes edenler hiç kazanamaz.”

Vince Lombardi
Paylaş

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Show Buttons
Hide Buttons